ANA SAYFA

..ELİFBA..

ŞİFALI BİTKİLER

.....ARŞİV.....

RUH SAĞLIĞI

MANZARALAR

PASTA TARİFLERİ

ŞİİR KÖŞESİ

PRATİK BİLGİLER

...E-KART....

ARKA PLANLAR

samanyolum

Samanyoluna Hoşgeldiniz


Image Hosted by ImageShack.us

İyilerle aynı mecliste bulunan kimse, misk kokusu satanla beraber bulanan kimse gibidir. Ya ondan güzel koku satın alır, ya güzel kokunun etkisi üzerinde kalır. Kötü insanlarla beraber olan kimse de, körükçü dükkanında oturan kimse gibidir. Ona ya körükçünün elindeki ateşten bir kıvılcım sıçrar, bir tarafını yakar, veya oradaki pis koku üzerine siner, o koku ile kalkar.(Hadis-i Şerif) Image Hosted by ImageShack.us samanyolumImage Hosted by ImageShack.ussamanyolum

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

samanyolum Ana Sayfa
samanyolum Profilim
samanyolum Arşiv
samanyolum Arkadaşlarım
samanyolum Blog RSS
Image Hosted by ImageShack.us

samanyolum Hayatın komşusu
samanyolum Suya susuz bakmak
samanyolum Çekirgenin sıçrayışı
samanyolum Kimse ile kavga etmemek
samanyolum Kızıl Üstü Sarı

Image Hosted by ImageShack.us

Hayatın komşusu

14/5/2008
Kategori: INSAN VE YASAM

 

ÖLÜM, KOMŞUMUZUN kolundan tutup ukbaya yürüttü…Yürüyüşü hüzün çiçekler açtırdı, soldu sabahlar, söndü akşamlar… Mevsimler elbisesini çıkarıp beyaz kefene büründü…Siyah toprak, beyaz elbise… Başka hangi renkler bu kadar net ve kesin?

“Bir Namaz Öyküsü” nün kahramanıydı komşumuz… Eşini, işini, evini kaybeden sonrasında hayata namazla bağlanan, namazı hayatıyla kılan komşumuz…

Geçen yaz yatsı namazı bitiminde birkaç dost bir araya gelir dondurma yerdik. Dondurmadan daha tatlı gelirdi sohbet, günün stresini eritirdik birlikteliğimizde…Bu yıl beraber olamadık zira hastaydı, ziyarete gittiğimizde “Hadi iyileşte yine dondurma yiyelim” dediğimizde hasta yatağında konuşmakta zorlanıyordu fakat kolay tebessüm ediyordu.

Hayat yaz sıcağında eriyen dondurma gibi erimiyor mu? Dondurma ne kadar doyurucuysa bu hayat da o kadar doyurucu… Suri tatlılığı kandırmıyor kalpleri… Dönen dünya doyurmuyor duyguları… Doyumsuz duygular erimişliği kabullenmiyor, sonsuzluk istiyor…

Zamanın erittiği ömür, ölümle sonlanıyor… Namaz zamanları sonsuzluktan damlayan damlalar…Ruhun sükun bulduğu, kalbin kavileştiği, dimağların durulduğu, duyguların ulvileştiği demler… Temiz akan nehirde günde beş defa yıkanmaktır namaz…

Her arınmışlık vaktinde yeniden dirilir kalp, hiffet kazanır ruh, derin denizlerin sükununa dalar duygular…Hikmet açlığını doyurur akıl…

Hayatın erimişliği endişelendirmez onu…Zengin bir anlam bütünlüğü ile baktığı hayatta ölüm bile ayrılık değil, yakınlığın yeni bir veçhesidir. Ölüm ölü değil diridir nazarında, dünyadaki dostlarından ayıran berzahtaki dostlarına taşıyan köprü…Köprülerin yarısı ayrılık, diğer yarısı kavuşmadır.

İzafiliğin izinde yürümüyor muyuz hep? Doğan çocuğun ayrılma ve kavuşma ağlayışlarında yürüyoruz hayattan ölüme...Uzak olan ne, yakın olan ne? Sevilesi ve üzülesi hangisi?

Gerçek, miraç olarak kılınan namazın zamansız saatleri…Ölümün ve ayrılığın ayıramadığı mekansızlık mekanı…

İkindi namazında toplandı dostları, ayrılığında omuzlarında taşıdı ölümü…Haziran hüznü yağdı kısa yol boyunca…Camiye yakındı evi, yeni evi de yakın camiye…Bana da uzak değil yeni yurdu…

İş gidişlerinde ve eve dönüşlerde bazen kullandığım yol üzeri… Yorgun ve yılgın olduğum melal akşamlarda mezarlığın içinden geçen küçük yoldan geçmek hem kestirme oluyor, hem kalbimin kasaveti kırılıyor, ruhum dinleniyor… Sık selviler, mevsiminde renk renk güller, öten bülbüller… Ruhani ve nurani meltemle buluşan tefekkür yağmurlarıyla serinleyen sine…Sanki hayatın başka bir berzahından geçiyorsunuz o kısa ama uzun yolda…

Hayat evinden kabir kapısına varmadan önce, tefekkür adımlarla camiye gidebilmek…Beş dem yıkanabilmek orada…Ruhu arınmış bir elbiseyle bürüyebilmek…Beden, iyi biliriz diye dostların omuzlarından kabre konurken, ruh nuraniyet bahçelerinden güzel manzaralara seyre koyulur.

Kısa hayatta uzun hayata lazım olabilecek levazımatın tedarikiyle meşgul olabilmek…Hikmet nazarla, tefekkürle eritebilmek hayatı… Suri sevinçlere aldanmadan sonsuz saadetlere yönelmek… Hayatı namazla eritebilmişliğin, namazda arınmamışlığın belirtileri…

Bir ölüm binler nasihat…Hayatın komşusu ölüm… Kim komşusuna kirli karşılamak ister ki? Hem de evin önünden nehir akıp dururken? Günah sıcakları başlamışken haydi nehre serinlemeğe…


-- Yazan: samanyolum | Yorum (yok) | Yorum yaz!karaoğlan | Bağlantı

Suya susuz bakmak

3/3/2008
Kategori: DINIMIZ

 

SU SUSKUN değil, dalga durgun değil… Dinlenirse suyun sesi, çözülürse dalgaların dili, derinliklere inilir, yükseklere çağlanır.

Su sırlarla sarılı, dalgalar hikmetlerle dolu… Su hayat, hayat ise su gibi akıcı ve dalgalı… Bir damla su ile başladı hayatımız, dalgalana dalgalana bu hale geldik ve bir damla olarak yine toprağa düşeceğiz.

Bir damla suda ne fırtınalar kopar, ne coşkular yaşanır… Suskunluklar soluklanır, kederler derlenir, elemler devşirilir… Durmadan dalgalanır dalgalar…

Deryada damla, damlada derya saklı… Kâh olur bir damla koca deryayı yutar, kâh olur deryada kaybolur büyük bir dalga…

Dalgaların hep aynı olduğunu ve her dalganın değişmeden düz aktığını kim söyleyebilir? Deryada doğan bir dalga ne değişimlerden geçerek sahil sayfasına imzasına atarak noktalanır. Birbirine benzer fakat aynı değildir dalgalar… Her biri ayrı bir nokta koyarak farklı şekillendirir hayat sahilini… Bütün noktalar bir noktaya dolar; sonsuzluk duası… Hüznü ve coşkusu budur denizin; yükselişi göğe güneşe daha fazla yakın olma ve yansıtma çoksusu, dökülüşü ayrılık sancısıyla inleyişi…

Dalgaların dili ışığın renklerini söyler… Suyun renksizliği renklerin şarkısıdır… Şiirdir su; sessizliğin derinliğinde çağlar… Üstü ne kadar dalgalıysa, altı o kadar duru ve derindir… Nice canlının, nice bitkinin beşiğidir dalgaların altı… Yeryüzü yeşilliğinin yüzde seksene yakını denizlerin derinliklerinde olduğu düşünülürse hayatın nerede doğduğu ve yaşadığı dimağlara dökülür.

Su boğmaz dimağların sığlığı boğar. Dalgalarla yüzmeyi öğrenen dertlerle yatar, devalarla uyanır… Sabır suların sonu sahil selametlerdir… Yunuslar niye göğe sıçrar ki; duamızı duyun diye…

Kâinatın vücud âlemine yansıması ilkinde bir damla gibi olmadı mı? Damladan deryalar doğdu; yıldızlar, galaksiler raksa başladı… Hayata beşiklik etmekle güldü dünya… O derya kıyametle tekrar bir damlaya dönüşmeyecek mi? Kâinatın bütün dalgalanmaları sonsuzlukta tekrar doğma duası değil mi?

Tıpkı küçük âlem insanın büyük duası gibi… Biri okuyor diğeri âmin diyor kendi lisanıyla… Duasızlıkta boğulansa sonsuzluğu yitiriyor.

Dua damlalarla dolarsa kalp kabı, Nur denizler coşkudan taşar, hakikat renkleriyle raksa başlar, dimağlar hikmetle dolar, vicdan sükûna erer… Duadan inleyen bir kalp deryaları kurutur, damlaları deryaya dönüştürür…

Kabir sahiline vuruncaya kadar dua dalgalanmalarına devam, kâinat da kıyamet duvarına çarpıncaya dek… Soru ve sorun noktayı nerede, ne zaman koyacağımızda değil nasıl koyacağımızda.

Susuzluğumuz duasızlık… Yağmursuzluksa duanın çağlayış vakti… Yunus nidalarla inleme zamanı…

Suya susuz bakarsak dimağ denizi durgunluk ve dalgasızlıkta kokuşur, kararır kalp ummanı…

Dua suyu âleminizi doldursun, hikmet çağlayanlar kabre kadar kalbinizde eksik olmasın…

Gönlünüze damlayan bir damla olmuşsam, işte o benim duam… Ummanlar kazanmış kadar sevineceğim.

Evet, yağmurlar yağsın, yere de yüreklere de… Dua sulardayız.


-- Yazan: samanyolum | Yorum (yok) | Yorum yaz!karaoğlan | Bağlantı


{ } { Sayfa 1 - 39 } { SONRAKİ SAYFA }


Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

MySpace Layouts

karaoğlan
Kardelensiz


Image Hosted by ImageShack.ussamanyolum

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Kur'an Hatim ProgramıImage Hosted by ImageShack.ussamanyolum
  • İncirliova Webcam

  • Google
    Sayfa.com
    Site Ekle gazeteler karaoğlan Toplist mushafportal.Com ....::: Hit
50 Siteni Ekle Hit Kazan :::.....>

    Toplist Sitene Ekle Site Eklesene Toplist.

    Bloglar Alemi
    Free Cursors